Hiç şüphe yok ki, bir arzunun yerine getirilmesi keyif getirir; ama o zaman ‘kimin için?’ sorusu ortaya çıkar.
Bu soruyu görüyor musunuz: Kimin için?

Jacques Lacan, 1962.

Son yazılar

Siyah Kuğu filmi üzerine: Annesel Arzusunun Kadınlık Üzerindeki Etkileri

Yıkım (ravage), Lacan’ın öğretisinde özellikle anne–kız ilişkisi bağlamında özgül bir kavramsallaştırma kazanır. Bu kavramın belirginleştiği başlıca metinler L’Étourdit ile Sinthome semineridir. Lacan, L’Étourdit’te, kızın anneden talep ettiği ve Kadınsı varlığın özelliklerini taşıması beklenen bir “töz”ün yokluğu üzerinden, anne–kız ilişkisinde ortaya çıkan yıkıma işaret eder. Lacan şöyle yazar: “Bu temelde, Freud’un Ödipus karmaşasına dair kuramsal inşaası,…

Dayanılmaz Olanla Karşılaşma: Gerçek ve Analiz Talebi

Lacan, “dayanılmaz olan olarak gerçek” der. Bir şeyin “dayanılmaz” olabilmesi için, onun birisi için dayanılmaz olması gerekir. Yani burada öznenin alanındayız; bir şeyin ağırlığını, acısını üzerine alan, onu taşıyan öznenin boyutundayız. Birinin neden bugün bir analiz talebinde bulunduğu ve başka bir zamanda bulunmadığı sorusunun kesin nedeni, aniden onun için dayanılmaz hale gelen bir şeyle karşılaşmış…

Sembolik Kastrasyonun Yokluğunda Boşluk ve Psikotik Deneyim

Freud, “Nevrozda ve Psikozda Gerçekliğin Yitirilmesi” metninde şöyle der: “Psikozda gerçekliğin dönüştürülmesi, onunla daha önceki ilişkilerin ruhsal tortuları üzerinde — yani daha önce gerçeklikten türetilmiş olan ve gerçekliği zihinde temsil eden anı izleri, düşünceler ve yargılar üzerinde — uygulanır. Ama bu ilişki asla kapalı bir ilişki olmamıştır; taze algılarla sürekli zenginleştirilir ve değiştirilir. Bu yüzden…

Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.